Tüm eğitimler şimdi daha erişilebilir fiyatlarla!


Tam Öğrenme Modeli Nedir? Aşamaları ve Uygulanışı

Tam öğrenme modeli, "öğrenemeyen öğrenci değil, öğretemeyen öğretmen vardır" ilkesinden yola çıkan bir öğretim yaklaşımıdır. Eğitimde giderek daha sık başvurulan bu model, öğrencinin bireysel ihtiyaçlarını merkeze alarak dersin en az %70'inin kavranmasını hedefler; bu sayede öğrenci konunun büyük bölümünü gerçek anlamda özümser. Yöntem, her öğrencinin kendi öğrenme hızında ilerlemesine de imkan tanır.
Modelin temel varsayımı, her öğrencinin belirli bir öğrenme kapasitesine sahip olduğu ve doğru koşullar sağlandığında bilgiyi kavrayabileceğidir. Bu koşullar yerine getirildiğinde öğrenme, öğrencinin yeteneğinden çok öğretim sürecinin kalitesine bağlı hale gelir.
Bu nedenle tam öğrenme modelinde bir sonraki konuya geçilmeden önce mevcut dersin en az %70 oranında öğrenilmiş olması beklenir; sınıftaki tüm öğrenciler bu seviyeye ulaşmadan yeni bir konuya geçilmez.
Tam Öğrenme Modeli Nedir?

Tam öğrenme modeli, Benjamin Bloom tarafından geliştirilen ve uygun öğretim ile öğrenme koşulları sağlandığında her öğrencinin öğrenebileceği fikrine dayanan bir öğretim yaklaşımıdır. Model, geleneksel eğitimin "bazı öğrenciler başarılı olur, bazıları olamaz" varsayımına karşı çıkarak öğrenmeyi sabit bir yetenek meselesi olmaktan çıkarır.
Modele göre bir öğrencinin bir konuyu kavrayamaması, sorunun öğrencide olduğu anlamına gelmez; bu yaklaşım öğrenememeyi öğretememeye bağlar. Çünkü tam öğrenme modeli, öğrencinin hazırbulunuşluk düzeyini ve bireysel ihtiyaçlarını sürecin merkezine koyar.
Bu bakış açısı, öğretmenin rolünü yalnızca bilgi aktaran biri olmaktan çıkarıp öğrencinin öğrenme sürecini aktif biçimde şekillendiren bir rehbere dönüştürür.
Tam Öğrenme Modeli Kim Tarafından Bulunmuştur?
Tam öğrenme modeli, Amerikalı eğitim psikoloğu Benjamin Samuel Bloom'a ait bir öğretim yaklaşımıdır.
Bloom, tam öğrenme modelini geliştiren isim olsa da bu modelin ortaya çıkışında kendisinden önce gelen başka kuram ve fikirler de etkili olmuştur; model, bu birikimin üzerine inşa edilmiştir.
Tam Öğrenme Modeli Hangi Öğretim Modelinden Esinlenerek Geliştirilmiştir?
Tam öğrenme modeli, John B. Carroll’ın okulda öğrenme modelinden esinlenen eğitim psikoloğu Benjamin Samuel Bloom tarafından geliştirilmiştir. Fakat bu modelin ortaya çıkmasında başka fikirler de etkili olmuştur.
Tam öğrenme modelinin ortaya çıkmasında etkili olan kişiler şunlardır:
- Carleton W. Washburne ve ekibi
- Henry C. Morrison
- Burrhus Frederic Skinner (B. F. Skinner)
- John B. Carroll
1. Carleton W. Washburne ve Ekibi

Carleton W. Washburne ve ekibi, tam öğrenme kavramını ilk kez bir model kapsamında ele almış ve buna Winnetka Sistemi (Planı) ismini vermişlerdir. Winnetka Sistemi’ne göre öğrencilerin bir öğrenme birimini %100 öğrenmeden sonrakine geçmemesi gerekmektedir.
Bu plan, 1920’li yıllarda Amerika'da uygulanmıştır. Winnetka Planı'na (Sistemi) göre dersler, bilişsel ağırlıklı ve beceriye dayalı olmak üzere iki bölümden oluşmuştur. Bilişsel ağırlıklı dersler matematik, dil, sosyal bilgiler gibi alanları içerirken beceriye dayalı dersler beden eğitimi, resim gibi alanlardan oluşmuştur.
2. Henry C. Morrison
.jpg)
Tam öğrenme modelinin gelişiminde etkili olan bir diğer isim Henry C. Morrison’dır. Henry C. Morrison, 1931’de yazdığı “Ortaokulda Öğretimin Pratiği” adlı kitabında tam öğrenme kriterlerini açıklamıştır. Henry C. Morrison sadece bu ölçütleri açıklamakla kalmamış, bazı aşamalardan da söz etmiştir.
Henry C. Morrison’a göre tam öğrenmenin aşamaları şunlardır:
- Ön test
- Öğretim
- Sonucu test etme
- Yeniden düzenleme/işlemleri uyarlama
- Öğretim
- Son öğrenme düzeyini yeniden test etme
Morrison tıpkı Washburne ve ekibi gibi tam öğrenmenin %100 başarı ile ölçülmesi gerektiğini savunmuştur.
3. Burrhus Frederic Skinner (B. F. Skinner)

Psikolojideki davranışçı yaklaşımın önemli isimlerinden Burrhus Frederic Skinner (B. F. Skinner), daha çok edimsel koşullanma kavramı ve farelerle yaptığı deney ile tanınmaktadır. Ancak Skinner, programlı öğretim yöntemi ile de bilinen bir psikologdur.
Skinner’ın programlı öğretim yöntemine göre eğitimde bireysel farklılıklar önemsenmeli ve her kişinin kendi hızında öğrenmesi sağlanmalıdır. Skinner’ın programlı öğretim yöntemi, daha sonra John B. Carroll’ın tam öğrenme modelinin gelişimine katkı sağlayan okulda öğrenme modelini geliştirmesine zemin hazırlamıştır.
4. John B. Carroll

John B. Carroll, Bloom’un tam öğrenme modelinin gelişmesinde en etkili olan isimdir. John B. Carroll, Skinner’ın programlı öğretim yönteminden etkilenerek 1960’lı yıllarda okulda öğrenme modelini ortaya atmıştır.
Carroll, okulda öğrenme modelinde zaman kavramına önem vermiştir. Carroll’a göre öğrenme düzeyi, etkin öğrenmeye ayrılan zaman ile ayrılması gereken zamanın oranlanması sonucunda oluşmaktadır.
John B. Carroll’ın okulda öğrenme modelinde şu değişkenler ele alınmıştır:
- Yetenek
- Öğrenme fırsatı
- Kararlılık
- Öğretimin kalitesi
- Öğretimden yararlanma (öğretimi anlama) yeteneği
Bloom Tam Öğrenme Modeli Özellikleri Nelerdir?
Bloom'un geliştirdiği tam öğrenme modeli, geleneksel öğretim anlayışından farklılaşan belirgin ilkelere dayanır. Bloom tam öğrenme modelinin özellikleri şunlardır:
- Bir öğrenme biriminin en az %70 öğrenilmesi esastır
- Bir birim tam olarak öğrenilmeden diğerine geçilmez
- Eksik kalınan konulara yönelik ek dersler düzenlenir
- Öğrencinin hazırbulunuşluğuna önem verilir
- Konular küçük parçalara ayrılarak işlenir
- Öğretim aşamalı biçimde ilerler
- "Öğrenemeyen öğrenci değil, öğretemeyen öğretmen vardır" anlayışı esastır
- Öğrencilere öğrenme hızına uygun çeşitli imkanlar sunulur
- Öğretmen gerektiğinde ipucu, düzeltme, dönüt ve pekiştireç kullanır
- Öğrencinin derse aktif katılımı sağlanır
- Öğretim faaliyetlerine yeterli zaman ayrılır
Bu ilkeler bir araya geldiğinde tam öğrenme modelini, öğrencinin bireysel farklılıklarını gözeten ve başarıyı sabit bir kapasiteye değil doğru koşullara bağlayan bütüncül bir öğretim anlayışına dönüştürür.
Tam Öğrenme Modeli Değişkenleri Nelerdir?

Tam öğrenme modelinde öğrenci başarısını belirleyen üç temel değişken bulunur ve bu değişkenler birbirini doğrudan etkileyen bir zincir oluşturur. Tam öğrenme modelinin değişkenleri şu şekildedir:
- Öğrenci nitelikleri: Öğrencinin hedeflenen davranışları kazanabilmesi için sahip olması gereken ön öğrenmelerin düzeyiyle ilgilidir.
- Öğretim hizmetinin nitelikleri: Öğrencinin öğretim sürecine ne ölçüde dahil edildiğini ve bu sürecin kalitesini belirler.
- Öğrenme ürünleri: Öğretim sonunda öğrencinin davranışlarında ortaya çıkan gözlemlenebilir değişiklikleri kapsar.
Bu üç değişken, tek başına değil bir bütün olarak değerlendirildiğinde anlam kazanır. Öğrenci niteliklerinin güçlü olması, öğretim hizmeti yetersiz kaldığında beklenen sonucu tek başına garanti etmez; benzer biçimde nitelikli bir öğretim de öğrencinin hazırbulunuşluğu göz ardı edildiğinde istenen öğrenme ürününü ortaya çıkaramaz.
Bu nedenle model, her üç değişkenin bir arada ve dengeli biçimde ele alınmasını öngörür. Öğrenci Koçluğu Eğitimi'ni tamamlayan eğitimciler, öğrencinin bireysel öğrenme ihtiyaçlarını daha sistemli biçimde analiz edip ona özel destek stratejileri geliştirebilir.
1. Öğrenci Nitelikleri Nedir?
Bloom’un tam öğrenme modeli değişkenleri arasında ilk sırada öğrenci nitelikleri bulunmaktadır. Öğrenci nitelikleri, kendi içerisinde bilişsel giriş davranışları ve affektif (duyuşsal) giriş davranışları olarak ikiye ayrılmaktadır.
- Bilişsel giriş davranışları: Öğrencinin önceden öğrendiği bilgi, davranış, beceri vb. ögeleri kapsar. Örneğin bir öğrencinin Rusça kelimeleri okuyabilmesi için önce Rus alfabesini bilmesi gerekir. Ön öğrenmeler, öğretim sürecini kolaylaştırdığı için önemlidir. Bilişsel giriş davranışları, öğrenci başarısını %50 oranında etkiler.
- Affektif (duyuşsal) giriş davranışları: Öğrencinin öğretilecek konuya ilişkin tutumu ve ilgisini içerir. Affektif (duyuşsal) giriş davranışları, öğrencinin öğrenme faaliyetlerine katılımını etkiler ve öğrenci başarısı üzerinde %25 oranında etkilidir. Öğretmenini sevmeyen bir öğrencinin derse de ilgisiz olması bu duruma örnektir.
2. Öğretim Hizmetinin Nitelikleri Nedir?
Bloom’un tam öğrenme modeli değişkenleri arasında ikinci sırada öğretim hizmetinin nitelikleri yer almaktadır. Öğretim hizmetinin nitelikleri, öğrencilerin eğitim-öğretim süreçlerine olan ilgisini arttırmak ve sürecin daha verimli geçmesini sağlamak için belirlenen faktörlerden oluşmaktadır.
Öğretim hizmetinin nitelikleri şunlardır:
- Pekiştirme: Davranışın tekrarlanmasını sağlamak için uygulanan faaliyetlerdir. Pekiştirme, olumlu veya olumsuz olabilir. Örneğin soruyu doğru cevaplayan öğrencinin defterine yıldız atmak bir pekiştirmedir. Pekiştirmenin istendik davranışın yerine getirilmesinden hemen sonra verilmesi, kişinin yaşına ve ihtiyaçlarına uygun olması önemlidir.
- İpucu (işaret): Tam öğrenme modeline göre ipucu kullanmak, öğrencinin motivasyonunu arttırdığı için önemlidir. İpucu, öğrenciye anlatılacak konu ile ilgili görsel, yazılı veya sözel olarak hatırlatılmasıdır.
- Dönüt: Eğitim sürecinde öğrencilere davranışları hakkında geri bildirim vermektir. Geri bildirim, olumlu veya olumsuz olabilir. Ancak öğrencinin motivasyonunu kıracak şekilde yapılmamalıdır. Dönüt, öğrenciyi ilerlemeye teşvik edecek şekilde verilmelidir.
- Düzeltme: Öğrencinin hedefe uygun bir konuma gelmesini sağlar. Örneğin öğrencinin verdiği cevabın yanlış olduğu söylendikten sonra doğrusunun anlatılması gerekmektedir.
- Etkin katılım/Öğrenci katılımı: Öğrencinin derse katılımını sağlamak için pekiştirme, ipucu, dönüt gibi ögelerden yararlanmak gerekir. Öğrencinin katılımını engelleyen faktörler eğitim ortamından uzaklaştırılmalıdır.
Öğretim hizmetinin nitelikleri, akılda kalıcı olması açısından her bir ögenin baş harfinin birleşiminden oluşan “PİDDE” kelimesiyle kodlanabilir.
3. Öğrenme Ürünleri Nedir?
Bloom’un tam öğrenme modeli değişkenleri arasında üçüncü sırada öğrenme ürünleri bulunmaktadır. Öğrenme ürünleri, öğretim hizmetinin niteliği ve öğrenci niteliği değişkenlerinin birleşimiyle ortaya çıkar. Bu modelde eğitim kademeli şekilde yapıldığı için her öğrenme, bir sonrakini etkilemektedir. Dolayısıyla bu modelde öğrenme ürünleri önemli bir değişkendir. Öğrenme ürünleri, öğretim faaliyetleri sonucunda öğrencilerin davranışlarında görülen değişiklikleri içerir.
Bloom Tam Öğrenme Modeline Göre Değişkenler Başarıyı Yüzde Kaç Etkiler?
Bloom’un tam öğrenme modeline göre değişkenlerin öğrenci başarısını etkileme yüzdeleri şu şekildedir:
- Bilişsel giriş davranışları: %50
- Duyuşsal giriş özellikleri: %25
- Öğretim hizmetinin niteliği: %25
- Bilişsel giriş davranışları + duyuşsal giriş özellikleri: %65
- Bilişsel giriş davranışları + duyuşsal giriş özellikleri + öğretim hizmetinin niteliği: %90
Tam Öğrenme Modeli Aşamaları Hangileridir?

Tam öğrenme modeli aşamaları şunlardır:
- Hazırlık
- Uygulama
- Değerlendirme
- Tamamlama
1. Hazırlık
Tam öğrenme modelinin ilk aşaması hazırlıktır. Hazırlık aşamasında öğrencilere ders sonunda kazandırılacak davranışlar, bilgiler, beceriler vb. belirlenir. Kazanımlar belirlenirken öğrencilerin ön öğrenmeleri ve hazırbulunuşlukları göz önünde bulundurulur. Öğrencinin mevcut durumunu analiz etmek için ön test uygulanır. Testin yapılış amacı öğrenciye puan vermek değildir, onun seviyesini tespit etmektir.
2. Uygulama
Uygulama aşaması, ön test sonucuna göre belirlenen hedeflere ulaşmak için öğrenciler ile yapılan eğitim-öğretim faaliyetlerini kapsar. Uygulama aşamasında öğretmen öğrencilerin eksiklerini gidermeye çalışır. Öğretmen, yanlış ya da eksik öğrenmeleri düzeltmelidir.
Bu süre zarfında öğretmen ipucu, dönüt, pekiştirme gibi ögelerden faydalanarak öğrencinin motivasyonunu arttırıp onun öğrenmeye katılımını sağlar.
3. Değerlendirme
Tam öğrenme modelinin üçüncü aşaması değerlendirmedir. Değerlendirme aşaması, dersin bitmesinden sonra devreye girer. Değerlendirme aşamasında hedeflere ne kadar ulaşıldığını görmek için öğrencilere test yapılır. Bu testten elde edilen sonuç, bir sonraki aşamada kullanılacaktır.
4. Tamamlama
Tamamlama aşamasında değerlendirmede elde edilen sonuçlar ışığında öğrencilerle etkinlikler yapılır. Test sonucuna göre konuyu öğrendiği saptanan öğrencilerin ek etkinlik yapması, öğrenemeyenlerin ise tamamlayıcı etkinliklerle dersi anlaması sağlanır.
Bu etkinliklerin amacı, öğrencinin konuyu en az %70 oranında öğrenmesini sağlamaktır. Öğrencilerin hepsi en az %70 oranında konuyu öğrendiği takdirde tamamlama aşaması sonlanır ve bir sonraki derse geçilir.
Tam Öğrenme Modeli Nasıl Uygulanır?

Tam öğrenme modeli hazırlık, uygulama, değerlendirme ve tamamlama olmak üzere birbirini izleyen dört aşamada hayata geçirilir. Süreç, öğrencilere ders sonunda kazandırılacak hedef davranış ve bilgilerin belirlenmesiyle başlar; bu aşamada öğrencinin mevcut düzeyini görmek için genellikle bir ön test uygulanır.
Belirlenen hedefler doğrultusunda ders süreci işletilir ve öğretmen bu aşamada pekiştireç, ipucu ve dönüt gibi araçları kullanarak öğrencinin derse etkin katılımını destekler. Ders sürecinin ardından değerlendirme aşamasına geçilir; öğrencilere uygulanan test ile hedeflere ne ölçüde ulaşıldığı ölçülür ve elde edilen sonuçlar bir sonraki aşamaya taşınır.
Son aşama olan tamamlamada, değerlendirme sonuçlarına göre öğrencilerle farklı etkinlikler yürütülür; konuyu yeterince öğrendiği görülen öğrenciler için ek çalışmalar yapılırken eksik kalanlar tamamlayıcı etkinliklerle desteklenir. Tüm sınıfın konuyu en az %70 oranında öğrenmesi sağlanana kadar bu döngü sürer ve ancak bu şart karşılandığında bir sonraki konuya geçilir.
Eğiticinin Eğitimi Sertifika Programı'na katılarak tam öğrenme modeli gibi yaklaşımları kendi ders planlarına nasıl entegre edeceğinizi ve öğrenci katılımını nasıl artıracağınızı öğrenebilirsiniz.
Tam Öğrenme Modeli Olumlu Yönleri Nelerdir?
Tam öğrenme modeli olumlu yönleri şöyle sıralanabilir:
- Her öğrencinin dersi anlaması hedeflenir.
- Öğrencilerin en az %70 oranında dersi anlaması sağlanır.
- Pekiştireçler ile davranışlar kalıcı hale getirilmeye çalışılır.
- Tam öğrenme modeli, öğrencilerin bireysel hızlarını önemser.
- Öğrenci konuyu öğrenene kadar öğretim süreci devam eder.
- Bir sonraki üniteyi öğrenmeyi kolaylaştırır.
Tam Öğrenme Modeli Olumsuz Yönleri Nelerdir?
Tam öğrenme modeli olumsuz yönleri şöyle sıralanabilir:
- Hızlı öğrenen öğrencilerin motivasyonu düşebilir.
- Zaman ve maliyet açısından yeterince işlevsel bir öğrenme modeli değildir.
- Her öğrencinin öğrenmesi sağlanmaya çalışıldığı için yeni konulara geçmek uzun sürebilir.
- Müfredattaki ünitelerin hepsini bitirmek için yeterli zaman kalmayabilir.
- Her konu için test gerektiğinden masraflı bir öğrenme modelidir.
- Tamamlama aşamasındaki etkinliklerde ek materyal kullanıldığı için maliyetlidir.
- Bütün sorumluluk öğretmendedir.
Tam Öğrenme Modeli ile Bloom Taksonomisi Aynı Şey mi?
Hayır. Tam öğrenme modeli, her öğrencinin uygun koşullar sağlandığında bir konuyu öğrenebileceğini savunan bir öğretim yaklaşımıdır. Bloom taksonomisi ise öğrenme hedeflerini bilgiden değerlendirmeye kadar altı bilişsel düzeyde sınıflandıran ayrı bir çerçevedir.
İkisi de Benjamin Bloom'un çalışmalarına dayansa da biri öğretim süreciyle, diğeri öğrenme hedeflerinin sınıflandırılmasıyla ilgilidir.

SEO İçerik Yöneticisi
İstanbul’da dünyaya gelen Görkem Hasgül, lise öğreniminin ardından Müjdat Gezen Sanat Merkezi Konservatuvarını %100 burslu olarak kazanmıştır.
MSM’deki Yazarlık Bölümü eğitiminin ardından djital bir dergide içerik editörlüğü yapan Hasgül, 2018 yılında ülkenin en büyük reklam ajanslarından biri olan TBWA/Istanbul – Being Çözüm’de reklam yazarlığı yapmıştır.
Sonraları çeşitli ajanslarda metin yazarlığı tecrübeleri edinmiş olsa da kariyerini dijital alanda sürdürmüş ve yine bu dönemde SEO alanında uzmanlaşmıştır.
Şu an Türkiye’nin en büyük online eğitim platformu olan Boğaziçi Enstitüsünde içerik direktörlüğü pozisyonunda çalışmaktadır.



