
Edebi Sanatlar/Söz Sanatları Nedir?
Edebi sanatlar veya söz sanatları, düşünceleri ve duyguları daha etkileyici, estetik ve çarpıcı bir şekilde ifade etmek için kullanılan edebiyat teknikleridir. Şairler ve yazarlar, eserlerinde okuyucunun hayal gücünü harekete geçirmek ve metne derinlik kazandırmak için bu sanatlardan yararlanır.
Söz sanatları diğer adıyla edebi sanatlar; kelimelerin anlam, ses ve yapı özelliklerini ustalıkla kullanarak metni daha güçlü hale getirir.
Edebi Sanatlar/Söz Sanatları Nedir?
Edebi sanatlar ya da söz sanatları, dilin estetik ve etkileyici bir şekilde kullanılmasını sağlayan tekniklerdir. Yazar ve şairlerin duygu, düşünce ve hayalleri daha çarpıcı bir biçimde ifade etmek için başvurduğu bu sanatlar, eserlerde anlam derinliği ve görsellik yaratır. Söz sanatları, okuyucunun hayal gücünü harekete geçiren ve metnin gücünü artıran önemli edebi unsurlardır.
Teşbih (benzetme), mecaz, istiare (eğretileme), kinaye, tevriye, mübalağa (abartma) gibi türlere ayrılan söz sanatları, edebi eserlerin etkileyiciliğini artırır ve okuyucuda duygusal bir bağ kurar. Hem klasik hem de modern edebiyatta kullanılan bu sanatlar, dilin estetik gücünü ortaya çıkararak metinleri zenginleştirir.
Mecaza Dayalı Edebi Sanatlar/Söz Sanatları Nelerdir?
Mecaza dayalı edebi sanatlar/söz sanatları şu şekildedir:
- Teşbih (Benzetme)
- İstiare (Eğretileme)
- Mecaz (Değişmece)
- Mecaz-ı Mürsel (Ad Aktarması)
- Kinaye (Değinmece)
- Tariz (Tersini Söyleme)
- Teşhis (Kişileştirme)
- İntak (Konuşturma)
- Hüsn-i Talil (Güzel Sebebe Bağlama)
- Mübalağa (Abartma)
1. Teşbih (Benzetme)
Teşbih, "benzetmek" anlamına gelir. İki kavram arasında benzerlik ilişkisi kurarak anlamı güçlendirmek amacıyla zayıf olanı güçlü olana benzetme sanatıdır. Teşbihte benzeyen, kendisine benzetilen, benzetme edatı ve benzetme yönü gibi dört öge bulunur.
Teşbih Örnekleri:
- "Gözlerin, zümrüt gibi parlıyordu."
- "Çocuk, annesinin koynunda kuzu gibiydi."
2. İstiare (Eğretileme)
İstiare, teşbihin sadece benzeyen ya da kendisine benzetilen unsurunun kullanıldığı sanatıdır. Benzetmenin eksiltilmiş bir halidir ve açıklamalı bir ifade yerine doğrudan çağrışım uyandırmayı amaçlar.
İstiare Örnekleri:
- "Gökyüzü ağlıyordu." (Benzeyen: yağmur, kendisine benzetilen: ağlamak)
- "Zaman, bir hırsız gibi elimizden kayıp gidiyor."
3. Mecaz (Değişmece)
Mecaz, bir kelimenin gerçek anlamı dışında, çağrışım veya benzetme yoluyla farklı bir anlamda kullanılmasıdır. Anlamın derinleşmesini ve etkileyiciliğini artırır.
Mecaz Örnekleri:
- "Kalbimi kırdın." (Burada "kalbi kırmak" gerçek anlamda değil, üzmek anlamında kullanılmıştır.)
- "Dağ gibi adamdı."
4. Mecazımürsel (Ad Aktarması)
Mecaz-ı mürsel, bir kelimenin benzetme amacı olmaksızın başka bir kelimenin yerine kullanılmasıdır. Bu ilişki, neden-sonuç, parça-bütün, yer-kurum gibi bağlara dayanır.
Mecaz-ı Mürsel Örnekleri:
- "Sabah kahvemi iki fincan içtim." (Burada "kahve" içilen sıvı yerine kullanılan kap anlamına gelir.)
- "Ankara, kararı açıkladı." (Burada "Ankara", Türkiye’nin başkenti olarak hükümeti temsil eder.)
5. Kinaye (Değinmece)
Kinaye, bir ifadenin hem gerçek hem de mecaz anlamını düşündürerek, daha çok mecaz anlamını kastetme sanatıdır.
Kinaye Örnekleri:
- "Ak akçe kara gün içindir." (Gerçek anlam: Para beyaz veya kara olmaz, mecaz anlam: Tasarruf kötü günler için faydalıdır.)
- "Ayağını yorganına göre uzat."
6. Tariz (Tersini Söyleme)
Tariz, bir kişinin ya da durumun eleştirilmesi amacıyla, söylenen sözün tam tersini kastetme sanatıdır.
Tariz Örnekleri:
- "Bugün de hiç çalışmadın, aferin sana!"
- "Ne kadar naziksiniz, kapıyı yüzüme kapattınız."
7. Teşhis (Kişileştirme)
Teşhis, insanlara ait özelliklerin cansız varlıklara veya hayvanlara verilmesi sanatıdır. Bu yolla, metne canlılık ve duygusallık katılır.
Teşhis Örnekleri:
- "Ağaçlar rüzgarla dans ediyordu."
- "Saat bana inat, dakikaları koşarak geçiriyor."
8. İntak (Konuşturma)
İntak, insan dışındaki varlıkları konuşturarak onların duygu ve düşüncelerini ifade etme sanatıdır. Genellikle teşhis ile birlikte kullanılır.
İntak Örnekleri:
- "Kedi, 'Beni neden beslemiyorsun?' der gibi yüzüme baktı."
- "Kalem: 'Beni kullanmayacak mısın?' diye soruyordu."
9. Hüsn-i Talil (Güzel Sebebe Bağlama)
Hüsn-i talil, bir olayın gerçek nedenini bırakıp, hayali ve estetik bir sebebe bağlama sanatıdır.
Hüsn-i Talil Örnekleri:
- "Güneş, seni görmek için doğuyor."
- "Yağmur, ağaçların susuzluğunu gidermek için yağıyor."
10. Mübalağa (Abartma)
Mübalağa, bir durumu ya da olayı olduğundan çok büyük ya da küçük göstererek anlatımı güçlendirme sanatıdır.
Mübalağa Örnekleri:
- "Öyle hızlı koştu ki rüzgar bile ona yetişemedi."
- "Beni aradığında tam bin kez çaldırdı."
Anlama Dayalı Edebi Sanatlar/Söz Sanatları Nelerdir?
Anlama dayalı edebi sanatlar/söz sanatları şunlardır:
- İham
- Tevriye (İki Anlamlılık)
- Tenasüp (Uygunluk)
- Leff ü Neşr (Sıralı Açıklama)
- Tecahülüarif (Bilmezden Gelme)
- Hüsn-i Ta’lil (Güzel Neden Bulma)
- Sihr-i Helâl
- Mübalağa (Abartma)
- Tezat (Zıtlık)
- İstidrak
- Tekrir (Tekrar Etme)
- Nidâ (Seslenme)
- İstifham (Soru Sorma)
- Rücu (Geriye Dönme)
- Tefrik
- Telmih (Anımsatma)
- İrsal-i Mesel (Atasözü Söyleme)
1. İham
Söylenen bir sözün, birden fazla anlam taşıyacak şekilde ifade edilmesi sanatıdır. Bu sanat, okuyucunun veya dinleyicinin hayal gücünü harekete geçirir ve metni çok katmanlı hale getirir. İhamda kelimenin hangi anlamının kastedildiği açık bir şekilde belirtilmez, bu da sanatın etkisini arttırır.
İham Örnekleri:
- "Bahçedeki gül, solduğunu sandı."
(Gül: Çiçek anlamında olabilir ya da bir kişinin gülümsemesi olarak yorumlanabilir.) - "Bağrımdaki yara sızlıyor hâlâ."
(Yara: Fiziksel bir yara ya da derin bir duygusal acı anlamına gelebilir.)
2. Tevriye (Çift Anlamlılık)
Tevriye, bir kelimenin yakın ve uzak anlamları arasında, uzak olanın kastedildiği bir sanattır. Bu sanat, sözün yüzeydeki anlamının ötesine geçer ve okuyucuyu daha derin bir anlam katmanıyla buluşturur. Tevriye, anlatımı zenginleştirirken aynı zamanda dinleyicide bir merak ve hayranlık uyandırır.
Tevriye Örnekleri:
- "Cihanda bir ad bıraktım."
(Ad: İsim anlamında da kullanılabilir, şöhret anlamında da.) - "Bugün, karın en beyaz hâliyle karşılandım."
(Kar: Doğada görülen kar yağışı ya da kazanç anlamında olabilir.)
3. Tenasüp (Uygunluk)
Tenasüp, anlamca birbiriyle ilgili kelimelerin bir arada kullanılması sanatıdır. Kelimeler arasındaki bu anlam ilişkisi, metnin uyumlu ve akıcı bir şekilde okunmasını sağlar. Tenasüp; doğa, zaman, renk veya insan davranışları gibi konular üzerinde görülür.
Tenasüp Örnekleri:
- "Bahar geldi, çiçekler açtı, kuşlar ötüşmeye başladı."
(Bahar, çiçek, kuş gibi doğaya özgü kavramlar birbiriyle uyum içindedir.) - "Ne yıldızlar kayıyor, ne mehtap soluyor bu gece."
(Yıldız ve mehtap, geceye ait uyumlu kavramlardır.)
4. Leffüneşir (Sıralı Açıklama)
Leffüneşir (Leff ü neşr), birinci kısımda verilen kavramların, ikinci kısımda sırasıyla açıklanmasıyla oluşturulan bir sanattır. Bu sanat, özellikle düzenli ve sıralı anlatımlarda tercih edilir. Dinleyicinin veya okuyucunun kavramlar arasındaki ilişkiyi net bir şekilde anlamasını sağlar.
Leff ü Neşr Örnekleri:
- "Göz gördü, gönül sevdi."
(Burada önce gözün görmesi, ardından gönlün sevmesi sıralı bir şekilde açıklanmıştır.) - "Ağladı bulutlar, kurudu topraklar."
(Birinci kısımda bulutların ağlaması, ikinci kısımda toprağın kuruması açıklanmıştır.)
5. Tecahülüarif (Bilmezden Gelme)
Bilinen bir gerçeği, bilmiyormuş gibi ifade ederek anlatımı güçlendirme sanatıdır. Bu sanat, merak uyandırmak ve duygusal bir etki yaratmak için kullanılır.
Tecahül-i Arif Örnekleri:
- "Bu dağlar ne zaman çöktü?"
(Doğal olarak dağların çökmediği bilinir. Burada, zamanın getirdiği değişimlere vurgu yapılmıştır.) - "Kim bilir bu şehir ne zaman bu kadar kalabalık oldu?"
(Şehrin kalabalık olduğu bilinir. Ancak bu ifadede geçmişe duyulan özlem ön plana çıkarılmıştır.)
6. Hüsnütalil (Güzel Neden Bulma)
Gerçek bir neden yerine, hayali ve estetik bir neden sunularak olayın daha etkileyici anlatılmasını sağlar. Bu sanat, metne duygusal bir derinlik katar.
Hüsn-i Talil Örnekleri:
- "Güneş, seni görmek için doğuyor."
(Gerçek neden güneşin doğal döngüsüdür, ancak burada sevgiliyi görmek için doğduğu ifade edilmiştir.) - "Yağmur, toprağın susuzluğunu gidermek için yağıyor."
(Yağmurun gerçek nedeni atmosferik olaylardır. Burada ise doğa, duygusal bir bağlamda anlatılmıştır.)
7. Sihrihelal
Sözcüklerin ahenkli bir şekilde düzenlenerek kulağa hoş gelen bir anlatım oluşturulmasıdır. Bu sanat, ifadelerin estetik ve ritmik olmasını sağlar.
Sihr-i Helal Örnekleri:
- "Gökyüzünde yıldızlar dans ediyor, rüzgar usulca esiyor."
(Kelimeler, doğadaki hareketleri şiirsel bir şekilde ifade ederek ahenk yaratır.) - "Ağaçlar rüzgarla konuşur, dallar ahenkle salınır."
(Burada doğa unsurları kişileştirilmiş ve ritimle birleşerek kulağa hoş gelen bir anlatım sunulmuştur.)
8. Mübalağa (Abartma)
Bir olayı ya da durumu olduğundan büyük veya küçük göstererek anlatımı daha etkileyici hale getiren sanattır.
Mübalağa Örnekleri:
- "O kadar hızlı koştu ki rüzgar bile ona yetişemedi."
(Abartma yoluyla kişinin hızına vurgu yapılmıştır.) - "Ağladım, gözyaşlarım sel oldu."
(Ağlama eylemi, aşırı derecede abartılarak duygusal bir etki yaratılmıştır.)
9. Tezat (Zıtlık)
Birbirine zıt anlamlı kavramların aynı ifadede bir arada kullanılmasıyla oluşturulan sanattır. Zıtlık, anlatımı güçlendirir ve etkileyiciliğini artırır.
Tezat Örnekleri:
- "Gecenin karanlığında ışıl ışıl yıldızlar parlıyordu."
(Gece ve karanlık ile yıldızların parlaklığı zıtlık oluşturur.) - "Suskun dudakları, içindeki fırtınaları anlatıyordu."
(Suskunluk ve fırtına gibi zıt ifadeler, duygusal bir derinlik katar.)
10. İstidrak
Bir ifadeyi sınırlandırarak ya da düzelterek yeni bir düşünceye geçiş yapma sanatıdır.
İstidrak Örnekleri:
- "Çok güzel bir gündü, ama biraz rüzgarlıydı."
(Günün güzelliği belirtilmiş, ardından rüzgarlı olduğu ifade edilerek sınırlandırılmıştır.) - "Onu çok severdim, ancak beni hayal kırıklığına uğrattı."
(Sevgi ifadesi, sonrasında hayal kırıklığına bağlanarak dengelenmiştir.)
11. Tekrir (Tekrar Etme)
Bir kelime veya ifadenin, vurguyu artırmak ya da anlamı pekiştirmek için tekrar edilmesi sanatıdır. Bu tekrarlar, metne ritim kazandırarak okuyucunun dikkatini yoğunlaştırır.
Tekrir Örnekleri:
- "Güzel, ne kadar güzel, ne kadar güzel bir manzara!"
(Kelimenin tekrarıyla manzaranın güzelliği vurgulanmıştır.) - "Ağlarım, ağlarım, gözyaşlarım dinmez bir sel olur."
(Tekrarlarla duygusal bir yoğunluk sağlanmıştır.)
12. Nida (Seslenme)
Seslenme yoluyla duygu ve düşüncelerin etkili bir şekilde ifade edilmesidir. Genellikle "ey, ah, vah" gibi ünlemlerle yapılır.
Nida Örnekleri:
- "Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü!"
(Burada "ey" seslenişiyle duygu yoğunluğu sağlanmıştır.) - "Ah, bu günleri bir daha görebilsem!"
("Ah" ifadesiyle özlem vurgulanmıştır.)
13. İstifham (Soru Sorma)
Cevap beklenmeyen, anlatımı güçlendirmek ve dikkat çekmek için sorulan sorulardır. Bu sanat, merak uyandırır ve düşünceyi vurgular.
İstifham Örnekleri:
- "Bu güzellik karşısında kim hayran olmaz ki?"
(Soru ile bir durumun etkileyiciliği vurgulanmıştır.) - "Bu kadar zahmet niye çekildi, kim bilir?"
(Duygusal bir vurgu için soru kullanılmıştır.)
14. Rücu (Geriye Dönme)
Sözden geri dönerek bir önceki ifadeyi düzeltme ya da yeni bir fikir öne sürme sanatıdır. Bu sanat, düşüncelerin daha etkili ifade edilmesini sağlar.
Rücu Örnekleri:
- "Yanılmışım, hayır, hata yapmışım diyelim."
(İfade değiştirilerek daha net bir açıklama yapılmıştır.) - "Onu unutacağımı sandım, hayır, unutmam mümkün değil."
(Düşünce değiştirilerek duygusal bir vurgu yapılmıştır.)
15. Tefrik
Birbiriyle zıt ya da farklı kavramların bir arada verilmesiyle anlatımı zenginleştirme sanatıdır. Bu sanat, konuyu çeşitlendirir ve metni daha ilgi çekici hale getirir.
Tefrik Örnekleri:
- "Kimine bahar, kimine kış yaşatır bu dünya."
(Zıt mevsimlerle dünya yaşamı ayrıştırılmıştır.) - "Birini güldürürken birini ağlatır kader."
(Kaderin farklı etkileri vurgulanmıştır.)
16. Telmih (Hatırlatma)
Herkesçe bilinen bir olay, kişi veya duruma dolaylı şekilde gönderme yapılmasıdır. Bu sanat, okuyucunun bilgi birikimine seslenir ve metne derinlik katar.
Telmih Örnekleri:
- "Kerem gibi aşkıyla yandı, kül oldu."
(Burada, halk hikayesi kahramanı Kerem’e gönderme yapılmıştır.) - "Nemrut'un zulmünü bilir misin?"
(Tarihi bir figüre atıfta bulunulmuştur.)
17. İrsalımesel
Anlatımı güçlendirmek için atasözü ya da özlü söz kullanma sanatıdır. Bu sanat, metne evrensel bir mesaj ya da ahlaki bir öğüt katar.
İrsal-i Mesel Örnekleri:
- "Ne ekersen, onu biçersin."
(Burada atasözü kullanılarak bir duruma gönderme yapılmıştır.) - "Azıcık aşım, kaygısız başım."
(Halk kültüründen bir atasözüyle anlatıma zenginlik kazandırılmıştır.)

SEO İçerik Yöneticisi
1995 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Görkem Hasgül, lise öğreniminin ardından Müjdat Gezen Sanat Merkezi Konservatuvarını %100 burslu olarak kazanmıştır.
MSM’deki Yazarlık Bölümü eğitiminin ardından djital bir dergide içerik editörlüğü yapan Hasgül, 2018 yılında ülkenin en büyük reklam ajanslarından biri olan TBWA/Istanbul – Being Çözüm’de reklam yazarlığı yapmıştır.
Sonraları çeşitli ajanslarda metin yazarlığı tecrübeleri edinmiş olsa da kariyerini dijital alanda sürdürmüş ve yine bu dönemde SEO alanında uzmanlaşmıştır.
Şu an Türkiye’nin en büyük online eğitim platformu olan Boğaziçi Enstitüsünde içerik direktörlüğü pozisyonunda çalışmaktadır.